SIKÇA KARŞILAŞTIĞIMIZ “ OFİS KİŞİLİKLERİ ” ve

ONLARI İDARE ETME YÖNTEMLERİ

 

İş yaşamımızda farklı karakteristik özelliklere sahip insanlarla bir aradayız. TOPCHIK, çalışma hayatında karşılaştığımız zor insanların hep aynı olmasından yola çıkarak "Managing Workplace Negativity" adlı kitabında 14 zor kişilik ve onları idare etme yöntemlerini ele almıştır. Bunlar;

 

Lokomotifler

İşlerin gerçekleşmesi sürecinde üzerindeki negatif etkiyi çevresindekilerin üzerine püskürten bu tipler çalışılması en zor insan türüdür. Bu tipler mutsuzluklarını başkalarından çıkarmaya çalışırlar. Genelde sinirli ve düşmanca davranışlar sergilerler. Otoriter, acımasız ve diktatör bir ruh hali içindedirler. En sevdikleri cümle “ya benim dediğim gibi olur, ya da hiç olmaz”dır.

 

Lokomotiflere karşı ısrarcı davranılmalıdır. Yöneticinize bu tür davranışların işinizi olumsuz etkilediğini ve sizinle nasıl iletişim kurulmasını istediğinizi anlatın. Başka türlü üstesinden gelmeniz imkansız gibidir.

 

Mükemmeliyetçiler

Bu tiplerin yaptığı ve yaptırdığı her iş eksiksiz ve kusursuz olmalıdır. Eğer yapılan iş mükemmel değilse, olumsuz davranışlar gösterirler. Onların standartları gerçekçi değildir, başkalarının övdüğü bir iş, onlara göre kabul edilebilir dahi olmayabilir.

 

Bu tür insanların söylediklerini fazla ciddiye almamalısınız ve her dediğini yapmamalısınız. Sonuçta o kararlar, onlar için mükemmeldir. Siz de kendi kararlarınızı uygulayarak orta bir yol bulabilirsiniz.

 

Buz Adam

Değişime karşı, yeniliğe kapalı ve ısrarcı yapıya sahiptirler. İşyerindeki en ufak bir değişiklik bu insanların canını sıkar. Mevcut düzene bayılırlar, asla değişmesini istemezler. Her ne kadar değişimi istemediklerini anında dile getirmeseler de sessizce kavga ederler. Değişikliğin iyi olduğunu söyler ve desteklerler ama uygulamazlar.

 

Bu tipleri de değişimin sürecinin içine dahil eder ya da kendileri bir değişiklik talep ederseniz, davranışlarında ani bir düzelme görülür.

 

Benim İşim Değil’ciler

- Rica etsem ben yokken telefonlarıma bakabilir misin?
- Hayır!
- Neden?
- Benim işim değil de ondan!

 

Bu tipler, bir iş ne kadar kolay olursa olsun eğer iş tanımına dahil olmadığına inanıyorsa kesinlikle yapmayarak gösterirler. Kendilerini tehlikede hissettikleri için mutsuzdurlar ve çalışma arkadaşlarına, yöneticilerine bu şekilde karşılık verirler.

 

Esas hedefleri kendilerini geliştirmek ve yükselmektir. Ancak kariyerlerinin açık olmadığını düşünerek işlerine karşı heyecanlarını kaybederler ve bu nedenle mümkün olduğunca az iş yapmaya çalışırlar. Bu tiplerin yaptıkları işi takdir ederek ve onları cesaretlendirerek, başka işleri de yapabilecekleri hissi verilebilir.

 

Dedikoducular

Bu tipler, dedikodular üretip, etrafa yayarlar böylece yarattıkları hikayeler etrafta dolaşmaya başlayıp insanlardan güçlü tepkiler aldığında kendilerini önemli hissederler. Çevrelerinde kontrolü kaybettiklerini düşündükleri an yaydıkları söylentilerle bu kontrolü geri kazandıklarına inanırlar.

 

Onlara sadece bilmeleri gerektiği kadar bilgi verilmesi gerekmektedir.

 

Pesimistler

Dünyayı zevksiz bir yer olarak görürler. Dünyanın tepelerine yıkılmasını beklerler, eğer yıkılmazsa yıkmak için ellerinden geleni yaparlar. Çalışma tarzı, “Bu tünel hiç bitmeyecek” şeklindedir. Bu tür insanlar iş dışında da genellikle bu yapıdadır.

 

Başlangıç olarak mevcut negatif alışkanlıklarının yerine birkaç iyi alışkanlık edinmesine yardımcı olup hayata umutla bakabileceği yeni alışkanlıklar kazandırabilirsiniz.

 

Olmazcılar

Siz ne kadar yaratıcı bir fikir öne sürmüş olursanız olun, kabul etmemeye baştan hazırlıklıdır. Üreteceğiniz en mantıklı fikre dahi, “Olmaz!” cevabını verirler. Ya onların dediği olacaktır, ya da hiçbiri. İşler onun istediği şekilde yürümüyorsa, kaşlarını çatar, geri çekilir.

Bu tipler destek görebileceği bir çevreye ihtiyaç duyarlar. Sürekli ona ne kadar iyi iş yaptığı söylenmelidir.

 

Ciddiyetsizler

İşi hiçbir zaman ciddiye almazlar, çalışma arkadaşlarının işini daha da zorlaştırırlar. İşin önceliği onlar için çok düşüktür. Onlar için işe mümkün olduğunca az zaman ayırmak gerekir ki kendi özel işlerine daha fazla odaklanabilsinler. Hiçbir iş onlar için acil değildir, her iş bekleyebilir.

 

Ciddiyetsizler için açık hedefler, standartlar ve beklentiler belirlenmeli ve kendisine iletilmeli ve periyodik takip edilmelidir.

 

Eleştiriciler

Onların misyonu, söylenen her şeye muhalif olmaktır. Ne olursa olsun, kendi söylediklerinin doğru olduğuna inanırlar. Nereye giderlerse gitsinler kendilerine problem edecek bir şey bulurlar. Size hiçbir zaman pozitif geribildirim vermezler ancak hatanızı gördüklerine hemen atlarlar. Genelde şu cümleyle tanınırlar: “Çok kötü bir fikir.”

 

Negatif yorum yapmaya bayılırlar ama genelde konuyla ilgili kesin bir şey söylemezler. Onlardan örnek vermelerini, kanıt göstermelerini isteyin ya da konuya muhalif olmalarının nedenini sorun. Israrcı olmalı, vazgeçmemelisiniz. Ona fikirlerinin önemli olduğunu ve endişesini anladığınızı mümkün olduğunca kibar bir şekilde söyleyin. Sonunda, sorduğunuz sorular yüzünden sizi eleştirmenin zor olduğunu görecek ve peşinizi bırakacaktır.

 

Kurbanlar

“Kurban” işe erken gelip, geç çıkan, diğerlerinin yetiştiremediği işleri üzerine alan ancak tüm bunları hoşnut olmadan yapan tiplerdir. Bunlar bir ofisin kanayan yarasıdır “Ben bu şirkete yıllarımı verdim ama karşılığında ne gördüm?” diye söylenirler. Genellikle mutsuz bir özel hayatları vardır ve çok çalışarak bundan sıyrılacaklarını zannederler.

 

Bir “Kurban”ı mutlu etme yolu, onun emeklerinin farkında olduğunuzu söyleyip takdir etmektir. Özellikle çalışma arkadaşlarının yanında güzel sözler söylenmesi hoşlarına gider. Onlara düzenli olarak yaptığı işleri öven e-mail göndermeli unutmamalısınız.

 

Kendini Suçlayanlar

Hatayı her zaman kendi iş performanslarında, görünüşlerinde, kariyerlerinin seyrinde, sosyo-ekonomik statülerinde, eğitimlerinde vs görürler. Kağıt üstünde aslında çok başarılılardır ancak onlar böyle görmezler.

 

Bu kişilerin kendilerine güvenlerini yeniden kazanmaları için herhangi bir strateji bulmalısınız. Egolarını harekete geçirecek bir nedene ihtiyaçları vardır. Aslında iyi iş yaptıklarını gösteren kanıtlar bulmalı, gerektiğinde ona göstermelisiniz.

 

Çamur Atıcılar

Hiçbir zaman sorumluluk alamadıkları ya da kendi hataları için suçlama kabul edemediklerinden suçu hep başkalarına yüklerler. “Bu iş neden yapılmadı?” sorunuza, “Benim haberim yok, mailiniz elime ulaşmamıştır, ondan yapmamışımdır” diyerek internet sistemini ve o departmanın çalışanlarını suçlayabilir. Başkalarının başının belaya girdiğini gördüklerinde rahatlamış oldukları gözden kaçmaz.

Bu tiplere hatalarını ve yanlış hesaplamalarını net örneklerle açıkladığınızda bu davranışlarından vazgeçeceklerdir. Elinizde düzgün, geçerli kanıtlar bulundurursanız onu bu davranışından vazgeçirebilirsiniz.

 

Ağlak

Çok hassas insanlardır, iyi ifade edilmemiş bir cümle hemen kırılmalarına yol açar. Çok başarılı mevkilere gelen insanlarda dahi görülebilen bu tutum, kişinin en ufak bir olumsuz tepki görmesi durumunda ortaya çıkar. En çok söylediği söz “Beni kimse sevmiyor!”dur.

Bu insanlara önemli bir şey söylemeniz gerektiğinde kısa ve direkt hedefe yönelik olmamasına dikkat edilmelidir. Yavaşça konuya girip, kişiselleştirmeden ve sizi tam olarak anladığından emin olunmalıdır.

 

Mikro

Mükemmel bir iş başarmışsınızdır, herkes memnun kalmıştır ama o bu tipler ne yapar eder bir hata mutlaka bulurlar. Detaylara odaklanmaktan hoşlanırlar, eğer çok sık ve gereksiz yaparsa, fazla seçici ve negatif olarak adlandırılır. Hazırlanan bir raporda esaslara bakmayı unutup, kağıt düzeni, alt-üst boşluk dengesi gibi anlamsız işlerle uğraşır ve işleri geciktirirler.

 

Bu tiplerden tüm projeyi ya da görevi değerlendirmesini istenip, tek yapması gerekenin detaylardan uzaklaşıp, fotoğrafın tümüne bakabilmeyi öğrenmesi gerektiğinin belirtilmesidir.